İşçinin Sosyal Medya Paylaşımlarının İş Akdi Feshine Etkisi

Günümüzde sosyal medya siteleri ve kullanımının artması, pek çok alanda olduğu gibi iş hukuku bağlamında da sonuç doğurmaktadır.

Sadece işçilerin değil her vatandaşın düşüncesini ifade etme özgürlüğü Anayasamız ile güvence altına alınmıştır. Bu anayasal hak günümüzde sosyal medya üzerinden de kullanılmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki bu hakkında bir sınırı bulunmaktadır. Bir başkasına hakaret etmek ya da ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik terör örgütü propagandası yapmak gibi amaçlar ile kullanılması mümkün değildir.

Sosyal medya kullanan işçinin duygu ve düşüncelerini pek çok kişi ile anlık olarak paylaşabilmesi iş ilişkisinde birtakım problemlere sebep olmaktadır. İşçinin sosyal medya paylaşımları iş hukukunda işçinin işverene karşı olan sadakat borcu kapsamında değerlendirmek mümkündür.

İşçinin sosyal medya paylaşımlarının feshe sebebiyet verebilmesi genellikle İş Kanunumuzun 25. Maddesi kapsamında ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık kapsamında değerlendirildiği görülmektedir. Ancak yargıtay kararlarında paylaşımlarım içeriğine göre de değerlendirme yapıldığı görülmektedir. Paylaşım içeriğine göre haklı sebeple veya geçerli sebep ile iş akdinin feshine karar verilebilmektedir.

İş Kanunumuzda, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık sebebiyle iş akdinin işveren tarafından geçerli sebep ile feshedilmesi için;
    • İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması,
    • İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84’üncü maddeye aykırı hareket etmesi,
    • İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması gerekir.

Bu sebeplerin temelinde işverenin işçi ile olan güven ilişkisinin sarsılması ve iş ilişkisinin devam edilemeyecek hale gelmesi bulunmaktadır. Yargıtay kararlarında Cumhurbaşkanı’na hakaret de içeren paylaşım nedeniyle işçinin iş akdinin işveren tarafından feshedilmesini geçerli bir sebep olarak görmektedir.

İşçinin sosyal medya paylaşımlarının feshe sebep olması açısından dikkat edilmesi gereken hususlardan biri; işveren ve işyeri ile ilgili yapılan itibar sarsıcı paylaşımlardır. İşçinin, işyeri ve işveren ile ilgili yaptığı paylaşımlara oldukça dikkat etmesi gerekmektedir. Yargıtay kararlarında; işçi tarafından yapılan paylaşımlar ‘makul’ eleştiri sınırının aşılıp aşılmadığı, itibarı zedelemeyecek nitelikte olup olmadığı noktasında incelenmektedir.

İşçinin paylaşımına ilişkin işveren, firma amblemini, işyerinde marka ve firma adının görüleceği şekilde paylaşım yapması işveren tarafından yasaklanabilir. Bu durumda işyerinde uygulanan disiplin kuralları da inceleme kapsamında nazara alınacaktır.

Feshe sebep olan işçinin sosyal medya paylaşımlarını, mesai saatleri içerisinde yapması veya raporlu olduğu günlerde yapması halinde farklı durumlar söz konusu olabilir.

İşçinin mesai saatleri içerisinde aktif bir biçimde sosyal medya kullanması halinde işçinin çalışma performansına etkisi bakımından değerlendirmek gerekecektir. Yargıtay kararlarında; sosyal medya kullanımının işçinin performansını etkileyecek derecede yoğun olduğu, performans düşüklüğünün sosyal medya kullanımı sebebiyle gerçekleştiğinin ispatı halinde somut olayın özelliklerine göre feshi geçerli sayabilmektedir.

İşçinin istirahat raporu aldığı günlerde, aslında hasta olmadığı raporun gerçekleri yansıtmadığı ve keyfi olduğunun açıkça anlaşılması halinde; İş Kanunu’muzun 25/2. maddesi kapsamında “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” halinin varlığına bağlı olarak iş akdinin tazminatsız olarak feshedilmesi mümkün olabilecektir.

Yargıtay kararlarında; işçinin sosyal medya paylaşımları ile terörü ve terör örgütünü övücü ve ülkenin bölünmez bütünlüğüne aykırı olduğu hususu açıkça belirtilen ve eleştiri sınırını aşan ve işverenin kurumsal itibarını zedeleyici nitelikte olduğu takdirde işverenin haklı fesih ile iş akdini sona erdirebileceği kabul edilmektedir.

Ancak belirtmek gerekir ki; işçinin ifade özgürlüğü kapsamında kalan işyerinde olumsuzluklara sebep olmayan sosyal medya paylaşımları iş akdinin feshi sonucunu doğurmayacaktır.

Yargıtay kararlarında görülen feshin haklı ya da geçerli olduğuna ilişkin sebepler anayasal hak olan ifade özgürlüğünü engelleyecek bir yorum ile kötü niyetli olarak kullanılması mümkün değildir. Bu gibi durumlarda, Anayasa Mahkemesi ifade özgürlüğünün ihlal edildiği yönünde karar vermektedir.

Av. Arb. Özge Engüzel

 

Web sitemizdeki makale ve içeriklerin tüm hakları Av. Arb. Özge Engüzel’ e aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. İçeriklerde yer alan her türlü bilgi, sadece bilgilendirme amacı ile hazırlanmış olup hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliğinde değildir ve bu şekilde yorumlanamaz. İçeriklerin tamamı sadece kişisel ve gayri ticari amaçlarla yayınlanmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir