Pandemi Döneminde Özel Okulların Ücret İadelerine İlişkin Yargıtay’dan Emsal Karar

Koronavirüs salgını nedeniyle devletin yetkili kurumları tarafından alınan tedbirlerden biri de eğitim ve öğretime bir süre ara verilmesiydi. Ülke genelinde, ilk ve orta dereceli okullarda 16 Mart – 31 Mayıs 2020 eğitim ve öğretime ara verilmiş, sonrasında ise milyonlarca öğrenci uzaktan eğitim almaya başlamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2019-2020 eğitim ve öğretim yılına devam edileceği ve bu süreçte uzaktan eğitim verileceğine karar verilmiştir.

Süreç nedeniyle örgün eğitim uzaktan eğitime dönüşmesi, buna ilişkin alt yapının yeterli olup olmadığı, eğitim yanında ücreti ödenen yemek, yurt, servis gibi alınamayan yan hizmetlere ait bedellere ilişkin indirim veya iade hususları gündeme gelmiştir. Pek çok veli, sözleşmede belirtilen hizmetleri alamadıkları gerekçesiyle özel okullara ödedikleri bedellerin iadesi, sözleşmelerin iptali veyahut sözleşme bedelinin indirilmesi talepleriyle Tüketici Hakem Heyetlerine başvuruda bulunmuştu. Kayseri İl Tüketici Hakem Heyeti tarafından veliler lehine ilk karar 09.09.2021 tarihinde verilmiş idi. Karara göre, öğrencilerin usulüne uygun şekilde yani okulda örgün eğitim alamadığı döneme ilişkin peşin olarak ödenen ücretlerin tüketicilere iadesi gerektiği şeklindedir.

Bu kapsamda açılan çoğu dava bedeli Yargıtay incelemesi için gerekli olan sınırın altında kaldığı için Yargıtay görüşünün ne yönde olduğu bilinmemekteydi. Ancak özel eğitim ve öğretim kurumlarından biri Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma talebiyle temyiz kanun yoluna başvurmasıyla; Yargıtay’ın, bu konudaki görüşü ve bundan sonra uygulamanın ne şekilde olacağına ilişkin emsal bir karar verildi.
Yargıtay’ın 21.04.2021 tarihli kararı, Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin Tüketici Mahkemesi sıfatıyla, veli lehine verdiği kararın yerinde olmadığı ve Kanun Yararına Bozulması gerektiği yönündedir.
Yargıtay kararına konu olayda; 2019-2020 yılları arasında veli ile özel okul arasında yapılan sözleşmede; eğitim, kitap ve takviye ücret kalemleri sayılarak eğitim ve öğretim ücreti belirlenmiş, bedel üzerinde taraflar anlaşmış ve bu bedel taksitlendirilmiş, yüz yüze eğitime ara verildiği döneme denk gelen son iki taksidin iptali istemiyle veli tarafından hakem heyetine başvurulmuş ve veli lehine bir karar verilmiştir. Hakem heyeti kararı, özel eğitim kurumu tarafından mahkemeye taşınmış ve özel eğitim kurumu tarafından online eğitim verildiği tespit edilmişse de yine veliler lehine bir hüküm kurulmuştur.

Yargıtay vermiş olduğu emsal kararına konu kararda Türk Borçlar Kanunun İfa İmkansızlığı’nı düzenleyen 136. maddesi, Kısmi İfa İmkansızlığı’nı düzenleyen 137. maddesi ve Aşırı İfa Güçlüğü’nü düzenleyen 138. maddesini nazara alarak hüküm tesis etmiştir. Ancak Yargıtay emsal kararında; eğitim hizmetine ilişkin kapsamın ne olacağının ve şeklinin kamu otoritesi tarafından belirlendiğini, pandemi nedeniyle yüz yüze eğitime ara verilmiş dahi olsa Milli Eğitim Bakanlığı kararı gereği şartları belirlenen şekilde uzaktan eğitimin, özel eğitim kurumu tarafından verildiği bu nedenle de eğitim hizmetine ilişkin borcun yerine getirildiği ve burada ifada kısmen veya tamamen imkânsızlığın ya da aşırı ifa güçlüğünün söz konusu olmadığı, bu maddelerin karara konu somut olayda uygulanamayacağına karar vermiştir.
Verilen emsal karara göre eğitim uzaktan verildiği takdirde, özel okullardan hizmet alınmadığı yönünde bedel iadesi talep edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.

Ancak Yargıtay emsal kararında vurgu yapılan bir diğer önemli husus ise karara konu olayda; ara verilen döneme ilişkin servis, barınma ücreti gibi diğer yan ücretlerin davaya konu edilmediği ve uzaktan eğitimin ayıplı hizmet kapsamında eksik veya kusurlu ifa edildiği yönünde bir talep ve iddia olmadığıdır. Bu iddia ve talepler bulunmadığından özel eğitim kurumunu eğitim hizmetine ilişkin sözleşmeden doğan edimini uzaktan eğitim vererek yerine getirdiği ve özel eğitim kurumu lehine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay’ın vurgu yaptığı hususlar dikkate alındığında her ne kadar özel eğitim kurumları lehine bir karar verilmiş dahi olsa, somut olayın özelliklerine göre karar verileceği; bu nedenle özel eğitim kurumu ile veliler arasında yapılan sözleşme içeriği, tüketici hakem heyetine başvurulurken veya dava açılırken iddia ve taleplerin dikkatlice belirlenmesi ve alanında uzman kişilerden hukuki destek alınmasının önemli olduğu görülmektedir.

Bu kapsamda sözleşme içeriğine, sözleşmede hizmet kalemlerinin ayrı ayrı yazılmasına, eğitim ve eğitime bağlı ek hizmetlerin neler olduğunun belirtilmesine dikkat edilmelidir.
Pandemi dönemindeki özel okul ücretlerine ilişkin davalarda Yargıtay’ın vermiş olduğu ve 27.07.2022 tarihinde resmi gazetede yayınlanan bu emsal karar doğrultusunda incelemeler yapılacaktır. Pandemi dönemiyle hayatımıza giren ve hakkında hukuki birlik bulunmayan bu tür uyuşmazlıklarda Yargıtay emsal kararı ile bir yol haritası belirlenmiştir.

Av. Arb. Özge Engüzel

 

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin tüm hakları Av. Arb. Özge Engüzel’ e aittir. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. İçeriklerde yer alan her türlü bilgi, sadece bilgilendirme amacı ile hazırlanmış olup hiçbir şekilde hukuki tavsiye niteliğinde değildir ve bu şekilde yorumlanamaz. İçeriklerin tamamı sadece kişisel ve gayri ticari amaçlarla yayınlanmaktadır.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir